Prof. Dr. Atilla Yayla katıldığı bir televizyon programında diğer konuklardan Prof. toktamış ateş ve prof. nur serter e özgürlük dersi veriyor. Derste Prof yayla özet olarak ; siz kendi korkularınızdan kendi önyargılarınızdan yola çıkarak başka insanlara yasaklar koyamazsınız , onların eğitim hakkını ellerinden alamazsınız , tepeden inme çağdaşlık getiremezsiniz hiçbir çağdaş ülkede çağdaşlığı zorla devlet getirmemiştir , halklar çağdaş olur o yüzden bundan 80 yıl önce ATATÜRK halkçılık diye bi ilke edinmiştir . Ve diğer taraftan bugün yönetim sizde diye sizinle aynı fikirde olmayan insanları engelleyemezsiniz , onların temel haklarını elinden alamazsınız , siz böyle yaparsanız yarin birgün onlar yönettiği zamanda sizin haklarınızı alırlar. Kısaca özgürlük haktır , kimsenin elinden alınamaz , mahalle baskısı , siyasi simge diye uydurulan kavramlar tamamen korkak yasakçı zihniyetlerin insanları kandırmak için kullandıkları yalanlardır , yasakçıların asıl amacını arif olan anlar diyorum ve bu önemli videoyu izlemenizi tavsiye ediyorum Prof yayladan türban karşıtlarına özgürlük dersi
İnka Altını – Clive Cussler

İnka altını tek kelime ile mükemmel. Hayatımda okuduğum en iyi ilk beş macera romanı arasında diyebilirim inka altını için.
Kitabın yazarı Amerikan Sualtı ve Okyanus Araştırmaları Kurumu (NUMA) nın başkası ve kurucusu olan Clive Cussler. Clive Cussler yılı aşkın bir süredir New York Times gazetesinin en çok satan kitaplar listesinden hiç inmeyen bir yazar. Dünyanın en iyi macera romanları yazarı diyebiliriz kendisi için . Zamanında orduda uçak mühendisliği yapmış Clive Cussler ordudan ayrıldıktan sonra kısa bir süre için metin yazarlığı yaptıktan sonra inanılmaz güzellikte romanlar yazmaya başlıyor.Clive Cussler da aynı benim gibi denize sevdalı bir adam ve bu konuda çok ses getiren sualtı araştırmalarına imza atmış kendisi.Ve bu engin bilgilerini ve macarecı ruhunu kitaplarına mükemmel bir şekilde aksettirmiş kendisi.
İnka altını kitabını en güzel aksiyon filmlerinden daha güzel ve akıcı bir hikayeye sahip , ben hikayenin ayrıntılarını anlatmaktan ziyade nasıl anlatıldığı üzerinde durmak istiyorum. Yaklaşık 620 sayfa olan kitabı 2 günde bitirmemi açıklayan yegane şey kitabın çok akıcı olması . Kitaptan yaklaşık 10 tane film çekilebilicek kadar malzeme çıkabilir ama yazar bütün bu hikayeleri birbiriyle bağlayıp çok güzel ana bir hikaye çıkarmış ortaya. Zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz kitabı okurken , yazar kitapta anlattığı mekanları bizzat kendi görüp gezdiği için olayın içinde hissediyorsunuz kendinizi . Bazen bir inka tapınağında bazen deniz dibine dalışta .
Kitap çok büyük edebi bir değer taşımıyor ama macera romanlarının edebi değer taşıması zaten beklenmez. Eğer sizi eğlendiricek vaktinizi güzel geçirmek istiyorsanız , hiç gitmediğiniz yerlerde mükemmel geziler yaşamak istiyorsanız bir an evvel İnka Altını adlı romanı okuyun , kişisel tavsiyemdir.
Clive Cussler ın bu kitabın alırken atlantis bulundu ve buz ateşi adlı diğer iki kitabınıda aldım. Onları da yakın zamanda okuyup fikirlerimi yazacağım sitemde.
Kitapsız kalmayın , kendinizi o hazinelerden mahrum bırakmayın.
Çatıdaki Rüzgar – V.C.ANDREWS
Son zamanlarda fırsat buldukça kitap okumaya çalışıyorum ve çok kitap okuyuncada bazen yurtta kitap bulma sıkıntısı çekiyorum, geçenlerde yine kitap alırken çatıdaki rüzgar diye bı kitap gözüme çarptı .
Daha önceden bi yerlerden duymuştum ama hakkında hiç fikrim yoktu, aldığım günün ertesi günü kitabı bitirdim ama o okuduğum zamanı boşa gitmiş sayıyorum.
Kitabın konusundan falan bahsetmek istemiyorum , 2. sınıf basit türk filmlerinden bile daha beter bi konusu var kitabın .
Gelelim en önemli noktaya ; asla bu kitabı okumayın , gidin gezin dolaşın hatta saçmasapan şeyler okuyun ama bu kitabı okumayın . Kitabın yarısı iki kardeşin ensest ilişkisinden bahsedip durmuş ve bunuda normal bi olaymış gibi anlatmaya çalışmış , hatta daha ileri gidip bu iki kardeşin sevişmelerini çokda mükemmel bir olaymış gibi ayrıntılarına anlatıp durmuş, o yüzden okumayın okutturmayın bu kitabı , banada ders olsun bundan sonra kitabı okumadan netten sağdan soldan neyden bahsettiğine bir göz atıcam
İntikam Gönüllüsü – Frederic Forsyth
İlk defa bir Frederick Forsyth kitabı okuduğum zaman 17 yaşındaydım . Çakal adlı bu roman 70 lerde ortalığı kasıp kavuran bi best seller. Zamanla it dalaşı adlı kitabınıda okudum çok beğendim. Aradan birkaç yıl geçti ve macera kitaplarını çok seven bendeniz 2 ay önce yazarın afgan adlı romanını da okudum , bu romanda yazarın diğer kitapları gibi güzeldi . Yazarın yazdığı son roman olan afgan romanında önceki romanı İntikam gönüllüsünü ise geçen hafta okudum. Bu romanda yine aynı şeyi yapıyor yani mükemmel kurgusuyla heyecanı bir an olsun düşürmüyor.
Romanda asıl dikkat çekmek istediğim nokta frederick forstyh aynı frederic forstyh , 30 yıl önceki yaptığı amerikan propagandalarını hala yapıyor. O romanların yazıldığı zamanlar soğuk savaş hala devam ettiği için yazar amerikayı övmek ve saf tutmak için bolca malzeme buluyordu. Son 3 yıl içinde yazdığı iki romanında da 11 eylülden bahsetmiş.
Kitabı açıklarken saf tutma diyerek kasdettiğim şey saf amerikan propagandası. Romanda eski bir ingiliz ajanıyla bir amerikan askerinin arasında geçen konuşmalardan bahsediliyor. Eski ingiliz ajanı insanların amerikaya karşı olan düşmanlığının altında yatan sebebin kıskançlık olduğunu savunuyor.Amerika çook çalışkan olduğu için diğer milletlerden ülkelerden öndeymiş ve insanlar amerikalılar kadar çalışkan olmadıkları için onların yaşadıkları hayatları kıskanıyorlarmış.
Şükrolsun ki romanın güzel bir roman ama bu kıskançlık iddaasının saçma bir iddaa olduğunu farkına varabiliyorum.Amerikanın diğer ülkelerden ileri olması çalışkanlığında değil modern çağın sömürgeci devleti olmasından kaynaklanıyor.Amerikada insanlar daha ucuz benzin alsın diye amerika canının istediği zaman ırak gibi petrol zengini bir ülkeye sözde atom bombası iddaalarıyla elini kolunu sallaya salayya giriyor , o ülkede kadın çocuk demeden önüne çıkan herkesi öldürüyor ve kimsenin sesi çıkmadan kendine sömürge bir devlet kuruyor.
Dünyanın başka yerlerinde örneğin afrikada amerikan hazinesi daha da zengin olsun diye altınlar elmaslar çıkarılıyor , amerika aslan payını aldıktan sonra geride kalan kırıntıları paylaşmak isteyenler iç savaşa giriyor , çocuklar ölüyor , çocuklar aç kalıyor.
Velhasıl kelam frederick forstyh iyi macera romanları yazıyor ama hala saçmasapan siyasal iddaalar sunuyor , kitaplarını okuyun iyi vakit geçirin , ayni bi macera filmi izler gibi düşünün ve daha fazlasını ciddiye almayın , alınacak bir tarafı yok çünkü.
Amerika çalışkanmış diğerleri bu yüzden amerikayı kıskanıyor ona taş koymaya çalışıyormuş , peh…
Vietnamda hiç uğruna sivil köylerin çocukların üzerine kimyasal silah atanlar amerika değildi zaten bendim…
Star Wars – Duel Of The Fates – John Williams
Yıldız savaşları filmlerini bende büyük çoğunluk gibi çok severim. Bu video Holywood filmlerinin ünlü bestecisi John Williams ın Star Wars – Phantom menace adlı film için yaptığı beste duel of the fates tir.
Besteyi John Williams ın yönetmenliğindeki Londra Senfoni Orkestrası icra ediyor.Sonuna kadar dinleyin ve bestenin ne kadar güzel olduğunun farkına varın . Ben ara sıra ard arda defalarca dinlemekten kendimi alamıyorum . Ellerine sağlık John Williams amcamızın.Ve yine Star Wars filmlerinin yaratıcısı George Lucas ında ne kadar mükemmel bir iş yaptığını hatırlatmakta fayda var.
Taksimdeki Sahaf Festivali

Geçen sene Galata Kulesi meydanında yapılan ama benim gidemediğim Beyoğlu Sahaf Festivali bu yıl taksimde gezi parkında yapıldı. Bu seneki festivale 60 tane sahaf katılmış söylenilenlere göre, öğrenci olduğum için öyle eski tarihi eser değeri taşıyan kitaplara gücümün yetmeyeceğini bildiğim için eski güzel popüler romanlara göz attım biraz satın almak için. Ama nedense sahaf amcalarımız teyzelerimiz parasal olarak değer taşımayan eski romanları şuanki yeni baskı fiyatlarına satınca hiçbişey alamadan geri döndüm festivalden. Kitap fiyatlarının lüks sayılabilicek kadar yüksek olduğu ülkemizde okuma oranı bu kadar düşükken sahaflar 2 liraya aldıkları kitaplar 10 liraya satmasalar biraz daha ucuza satsalar emninim okuma oranı da artıcaktır. Sonra korsan kitap alınca kendime kızıyorum herşeyin suçlusu benmiş gibi : (
Kategoriler
- 3. Sayfam (26)
- Canlarım (3)
- Filmler,Diziler (3)
- Güncel (15)
- kulağıma hoş gelen ezgiler (3)
- Net alemi (7)
- Okuduklarım (22)
- okul ,itü , gümuşsuyu falan.. (1)
- Tiyatro (1)
-
Son Yazılar
Beni Takip Edin
En Çok Okunanlar
- Honda CBR 125 R ve Türkiye Yollarında Motorsiklet Kullanmak (79221)
- Windows 7 Kullanılabilir RAM Miktarı Sorunu (21712)
- Onurun Twitter macerası (19318)
- F-4 PHANTOM II - Yıllar sonra maketçiliğe dönüşüm (17316)
- Yunanistan krizi ve nedenleri (16686)
- Ye O Kurbağayı - Brian Tracy (13331)
- Sayfalar (13264)
- Haggard İstanbul Konseri (12942)
- Kentte Sıcak Gece - Trevanian (12920)
- Onur Anadolu yollarında (12546)
Son Yorumlar
- ALLAH var mıdır? Peki ya şeytan? için sahra
- Yunanistan krizi ve nedenleri için Onur
- Yunanistan krizi ve nedenleri için namık
- Honda CBR 125 R ve Türkiye Yollarında Motorsiklet Kullanmak için cekan
- Honda CBR 125 R ve Türkiye Yollarında Motorsiklet Kullanmak için honda 1100 cbr