Onur Serbes

Yaşamak ; herşeye rağmen…

Yazıları takip edin
  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • İletişim

Atlantis Bulundu – Clive Cussler

Pazartesi, Kasım 24th 2008   
Kategori: Okuduklarım    
Yorum yok

Kısa bir zaman önce sitemde ilk okuduğum clive cussler kitabının beni ne kadar çok etkilediğini anlatmıştım. Clive Cussler ın nasıl daha kitapların piyasaya çıkmadan ön siparişlerle en çok satan ünvanına eriştiğinden olduğunu falan bahsetmiştim .Bugunkü kitabımız Atlantis Bulundu.

Atlantis Bulundu kitabını değerlendirirken benim için kolay olması için diğer kitap İnka Altını ile kıyaslamaya gideceğim.Öncelikle söylemek gerekirse atlantis bulundu kesinlikle inka altını kadar güzel bi kitap değil. Ekşisözlükte ve kitapyurdundaki okuyucularında aynı görüşte olduğunu görmek beni şaşırtmadı. Kitapta diğer clive cussler kitaplarının çoğunda olduğu gibi Dirk Pitt in maceraları başından geçenler anlatılıyor ama tek bir farkla , bu sefer Dirk Pitt sadece insanları ve tarihi eserleri kurtarmıyor , tüm dünyayı yok edecek olayları engellemeye çalışıyor .

Kitabın konusunun diğer bi güzelliği ikinci dünya savaşına ve nazi almanyasına değiniyor olması . Bu konuyu işleyen kitapları severim ve atlantis bulundu adlı kitabı da sevdim ama çok fazla değil ; şimdi geçelim bunun nedenlerine .

Kitap her clive cussler kitabı gibi çok sürükleyici akıcı bir dille yazılmış buna bir sözüm yok ama insan gelip dünyayı kurtarma olayında takılıyor. Her ne kadar clive cussler anlatılan şeyleri bilimsel verilerle destekleyip olabildiğince gerçek gibi göstermek istesede 2,5 mil boyunda gemiler falan biraz fantastik kaçıyor .Benim gibi takıntılı okuyucular için bu eksi bir puan.Kitap macera kitabından fantastik bir kitaba kayar gibi olmuş .

Belirttiğim gibi kitap çok akıcı ve fantastik kısımlar dışında betimlemeleri gözünüzün önüne getirmeniz oldukça kolay ,diğer macera kitaplarına göre bayağı iyi bir kitap ama clive cussler gibi yazar için biraz vasat kaçıyor.

Clive cussler kitaplarını ilk defa okuyacak arkadaşlar için önerim inka altını adlı kitaptır.

Kitapsız kalmayın , kendinizi o hazinelerden mahrum bırakmayın.

Prof. Dr. Atilla Yayla’dan Yasakçı Zihniyetlere Özgürlük Dersleri

Cumartesi, Kasım 15th 2008   
Kategori: Güncel    
Yorum yok

Prof. Dr. Atilla Yayla katıldığı bir televizyon programında diğer konuklardan Prof. toktamış ateş ve prof. nur serter e özgürlük dersi veriyor. Derste Prof yayla özet olarak ; siz kendi korkularınızdan kendi önyargılarınızdan yola çıkarak başka insanlara yasaklar koyamazsınız , onların eğitim hakkını ellerinden alamazsınız , tepeden inme çağdaşlık getiremezsiniz hiçbir çağdaş ülkede çağdaşlığı zorla devlet getirmemiştir , halklar çağdaş olur o yüzden bundan 80 yıl önce ATATÜRK halkçılık diye bi ilke edinmiştir . Ve diğer taraftan bugün yönetim sizde diye sizinle aynı fikirde olmayan insanları engelleyemezsiniz , onların temel haklarını elinden alamazsınız , siz böyle yaparsanız yarin birgün onlar yönettiği zamanda sizin haklarınızı alırlar. Kısaca özgürlük haktır , kimsenin elinden alınamaz , mahalle baskısı , siyasi simge diye uydurulan kavramlar tamamen korkak yasakçı zihniyetlerin insanları kandırmak için kullandıkları yalanlardır , yasakçıların asıl amacını arif olan anlar diyorum ve bu önemli videoyu izlemenizi tavsiye ediyorum Prof yayladan türban karşıtlarına özgürlük dersi

İnka Altını – Clive Cussler

Pazar, Kasım 9th 2008   
Kategori: Okuduklarım    
1 Yorum


İnka altını tek kelime ile mükemmel. Hayatımda okuduğum en iyi ilk beş macera romanı arasında diyebilirim inka altını için.

Kitabın yazarı Amerikan Sualtı ve Okyanus Araştırmaları Kurumu (NUMA) nın başkası ve kurucusu olan Clive Cussler. Clive Cussler yılı aşkın bir süredir New York Times gazetesinin en çok satan kitaplar listesinden hiç inmeyen bir yazar. Dünyanın en iyi macera romanları yazarı diyebiliriz kendisi için . Zamanında orduda uçak mühendisliği yapmış Clive Cussler ordudan ayrıldıktan sonra kısa bir süre için metin yazarlığı yaptıktan sonra inanılmaz güzellikte romanlar yazmaya başlıyor.Clive Cussler da aynı benim gibi denize sevdalı bir adam ve bu konuda çok ses getiren sualtı araştırmalarına imza atmış kendisi.Ve bu engin bilgilerini ve macarecı ruhunu kitaplarına mükemmel bir şekilde aksettirmiş kendisi.

İnka altını kitabını en güzel aksiyon filmlerinden daha güzel ve akıcı bir hikayeye sahip , ben hikayenin ayrıntılarını anlatmaktan ziyade nasıl anlatıldığı üzerinde durmak istiyorum. Yaklaşık 620 sayfa olan kitabı 2 günde bitirmemi açıklayan yegane şey kitabın çok akıcı olması . Kitaptan yaklaşık 10 tane film çekilebilicek kadar malzeme çıkabilir ama yazar bütün bu hikayeleri birbiriyle bağlayıp çok güzel ana bir hikaye çıkarmış ortaya. Zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz kitabı okurken , yazar kitapta anlattığı mekanları bizzat kendi görüp gezdiği için olayın içinde hissediyorsunuz kendinizi . Bazen bir inka tapınağında bazen deniz dibine dalışta .

Kitap çok büyük edebi bir değer taşımıyor ama macera romanlarının edebi değer taşıması zaten beklenmez. Eğer sizi eğlendiricek vaktinizi güzel geçirmek istiyorsanız , hiç gitmediğiniz yerlerde mükemmel geziler yaşamak istiyorsanız bir an evvel İnka Altını adlı romanı okuyun , kişisel tavsiyemdir.

Clive Cussler ın bu kitabın alırken atlantis bulundu ve buz ateşi adlı diğer iki kitabınıda aldım. Onları da yakın zamanda okuyup fikirlerimi yazacağım sitemde.

Kitapsız kalmayın , kendinizi o hazinelerden mahrum bırakmayın.

Çatıdaki Rüzgar – V.C.ANDREWS

Perşembe, Kasım 6th 2008   
Kategori: Okuduklarım    
2 Yorum

Son zamanlarda fırsat buldukça kitap okumaya çalışıyorum ve çok kitap okuyuncada bazen yurtta kitap bulma sıkıntısı çekiyorum, geçenlerde yine kitap alırken çatıdaki rüzgar diye bı kitap gözüme çarptı .

Daha önceden bi yerlerden duymuştum ama hakkında hiç fikrim yoktu, aldığım günün ertesi günü kitabı bitirdim ama o okuduğum zamanı boşa gitmiş sayıyorum.

Kitabın konusundan falan bahsetmek istemiyorum , 2. sınıf basit türk filmlerinden bile daha beter bi konusu var kitabın .

Gelelim en önemli noktaya ; asla bu kitabı okumayın , gidin gezin dolaşın hatta saçmasapan şeyler okuyun ama bu kitabı okumayın . Kitabın yarısı iki kardeşin ensest ilişkisinden bahsedip durmuş ve bunuda normal bi olaymış gibi anlatmaya çalışmış , hatta daha ileri gidip bu iki kardeşin sevişmelerini çokda mükemmel bir olaymış gibi ayrıntılarına anlatıp durmuş, o yüzden okumayın okutturmayın bu kitabı , banada ders olsun bundan sonra kitabı okumadan netten sağdan soldan neyden bahsettiğine bir göz atıcam :)

İntikam Gönüllüsü – Frederic Forsyth

Pazar, Ekim 26th 2008   
Kategori: Okuduklarım    
Yorum yok

İlk defa bir Frederick Forsyth kitabı okuduğum zaman 17 yaşındaydım  . Çakal adlı bu roman 70 lerde ortalığı kasıp kavuran bi best seller. Zamanla it dalaşı adlı kitabınıda okudum çok beğendim. Aradan birkaç yıl geçti ve macera kitaplarını çok seven bendeniz 2 ay önce yazarın afgan adlı romanını da okudum , bu romanda yazarın diğer kitapları gibi güzeldi . Yazarın yazdığı son roman olan afgan romanında önceki romanı İntikam gönüllüsünü ise geçen hafta okudum. Bu romanda yine aynı şeyi yapıyor yani mükemmel kurgusuyla heyecanı bir an olsun düşürmüyor.

Romanda asıl dikkat çekmek istediğim nokta frederick forstyh aynı frederic forstyh , 30 yıl önceki yaptığı amerikan propagandalarını hala yapıyor. O romanların yazıldığı zamanlar soğuk savaş hala devam ettiği için yazar amerikayı övmek ve saf tutmak için bolca malzeme buluyordu. Son 3 yıl içinde yazdığı iki romanında da 11 eylülden bahsetmiş.

Kitabı açıklarken saf tutma diyerek kasdettiğim şey saf amerikan propagandası. Romanda eski bir ingiliz ajanıyla bir amerikan askerinin arasında geçen konuşmalardan bahsediliyor. Eski ingiliz ajanı insanların amerikaya karşı olan düşmanlığının altında yatan sebebin kıskançlık olduğunu savunuyor.Amerika çook çalışkan olduğu için diğer milletlerden ülkelerden öndeymiş ve insanlar amerikalılar kadar çalışkan olmadıkları için onların yaşadıkları hayatları kıskanıyorlarmış.

Şükrolsun ki romanın güzel bir roman ama bu kıskançlık iddaasının saçma bir iddaa olduğunu farkına varabiliyorum.Amerikanın diğer ülkelerden ileri olması çalışkanlığında değil modern çağın sömürgeci devleti olmasından kaynaklanıyor.Amerikada insanlar daha ucuz benzin alsın diye amerika canının istediği zaman ırak gibi petrol zengini bir ülkeye sözde atom bombası iddaalarıyla elini kolunu sallaya salayya giriyor , o ülkede kadın çocuk demeden önüne çıkan herkesi öldürüyor ve kimsenin sesi çıkmadan kendine sömürge bir devlet kuruyor.

Dünyanın başka yerlerinde örneğin afrikada amerikan hazinesi daha da zengin olsun diye altınlar elmaslar çıkarılıyor , amerika aslan payını aldıktan sonra geride kalan kırıntıları paylaşmak isteyenler iç savaşa giriyor , çocuklar ölüyor , çocuklar aç kalıyor.

Velhasıl kelam frederick forstyh iyi macera romanları yazıyor ama hala saçmasapan siyasal iddaalar sunuyor , kitaplarını okuyun iyi vakit geçirin , ayni bi macera filmi izler gibi düşünün ve daha fazlasını ciddiye almayın , alınacak bir tarafı yok çünkü.

Amerika çalışkanmış diğerleri bu yüzden amerikayı kıskanıyor ona taş koymaya çalışıyormuş , peh…
Vietnamda hiç uğruna sivil köylerin çocukların üzerine kimyasal silah atanlar amerika değildi zaten bendim…

Star Wars – Duel Of The Fates – John Williams

Cumartesi, Ekim 25th 2008   
Kategori: kulağıma hoş gelen ezgiler    
Yorum yok

Yıldız savaşları filmlerini bende büyük çoğunluk gibi çok severim. Bu video Holywood filmlerinin ünlü bestecisi John Williams ın Star Wars – Phantom menace adlı film için yaptığı beste duel of the fates tir.
Besteyi John Williams ın yönetmenliğindeki Londra Senfoni Orkestrası icra ediyor.Sonuna kadar dinleyin ve bestenin ne kadar güzel olduğunun farkına varın . Ben ara sıra ard arda defalarca dinlemekten kendimi alamıyorum . Ellerine sağlık John Williams amcamızın.Ve yine Star Wars filmlerinin yaratıcısı George Lucas ında ne kadar mükemmel bir iş yaptığını hatırlatmakta fayda var.


Starwars La menace phantome – Duel Of The Fates

Sayfa«12345678910»... Son »
  • Kendime Not

    İlim servetten daha kıymetlidir. Çünkü, serveti sen korursun, halbuki ilim seni korur. (Hz.Ali r.a.)
  • Kategoriler

    • 3. Sayfam (18)
    • Canlarım (3)
    • Filmler,Diziler (3)
    • Güncel (11)
    • kulağıma hoş gelen ezgiler (2)
    • Net alemi (5)
    • Okuduklarım (20)
    • okul ,itü , gümuşsuyu falan.. (1)
    • Tiyatro (1)
  • Sayfalar

    • Hakkımda
    • İletişim
  • Tavsiye siteler

    • Alphan Manas
    • Bade kalyoncu
    • Beyaz
    • Connected internet
    • Dezzain Studio
    • Ferruh Mavituna
    • Mavi Kelebek
    • Sıdıka Eren
    • unusual
  • Beni Takip Edin

     Yazıları takip edin

    Facebook profilim
  • En Çok Okunanlar

    • Honda CBR 125 R ve Türkiye Yollarında Motorsiklet Kullanmak (40480)
    • Onurun Twitter macerası (16167)
    • Haggard İstanbul Konseri (11259)
    • Rahmet (8136)
    • Müjdeli bir değişim - Ahmet Altan (6383)
    • Kentte Sıcak Gece - Trevanian (5473)
    • Şampiyonluk bizim Kupa bizim (5243)
    • Onur Anadolu yollarında (5095)
    • Puslu Kıtalar Atlası - İhsan Oktay Anar (4823)
    • ALLAH var mıdır? Peki ya şeytan? (4519)
  • Son Yazılar

    • Kentte Sıcak Gece – Trevanian
    • Yirminci Mil – Trevanian
    • İnside Man
    • Onurun Twitter macerası
    • Haggard İstanbul Konseri
    • Rahmet
    • Müjdeli bir değişim – Ahmet Altan
    • Şampiyonluk bizim Kupa bizim
    • İstanbulda lale zamanı ve İnsan ruhuna yansımaları
    • EMRE AKÖZ- Sabah 21 Nisan 2009
  • Son Yorumlar

    • Honda CBR 125 R ve Türkiye Yollarında Motorsiklet Kullanmak için mehmet
    • Onurun Twitter macerası için MyBB
    • Honda CBR 125 R ve Türkiye Yollarında Motorsiklet Kullanmak için ömer
    • Honda CBR 125 R ve Türkiye Yollarında Motorsiklet Kullanmak için aziz
    • Honda CBR 125 R ve Türkiye Yollarında Motorsiklet Kullanmak için ewQin
©2007-2010 Onur Serbes
Bu sitedeki istediğiniz yazıyı elbette alabilirsiniz: Bilgelik sahiplikle birlikte var olamaz. Alın, okuyun, okutun, paylaşın. Sadece alıntılarınızda www.onurserbes.com 'un referansını yazmanız etik olarak doğru olandır.


Tema için Dezzain Studio adresine teşekkür ederim.
Sitemap