İnsanın yeni şeyler denemesi ,farklı tadların farkına varması ruha hoş gelir .Benim için polisiye -macera türü denince aklıma üç isim gelir ; mario simmel,john le carre,frederic forsyth.Bu yazarların kitapları arasında kaybederim çoğu zaman kendimi.Ve sonunda çoğu yerde okuduğum yazılara göre hiçte azınmayacak hayran kitlesi olan jean christophe grange adlı fransız yazarı da hayranı olduğum yazarlar listesine koymuş bulunmaktayım.
Jean christophe grange herşeyden önce polisiye-macera-gerilim türünde yeni şeyler deniyor ve bunun üstesinden başarıyla geliyor , amerikan-ingiliz yazarların ele geçirdiği bu türde daha değişik bakıyor , daha bir avrupai bakıyor ve ortaya çok güzel kitaplar çıkıyor.
Kızıl nehirler yazarın okuduğum ilk kitabı.Jean christophe grange’ın bu kitabını okurken ilk farkına vardığım şey kullandığı dil oldu.Amerikalı gerilim-polisiye roman yazarlarının aksine sizi korkutmaya çalışmıyor ama ortamı ve durumu öyle anlatıyor ki siz geriliyorsunuz , yazarın betimelemelerdei başarısı takdire şayan.Bunu özellikle otopsi yapılan bölümler ve karakterlerin geçmişleri hakkında yazılanları okudukça anlıyorsunuz.Ama yinede özellikle eklemek isterim ki bu roman polisiye-gerilim romanı olduğu için büyük bir edebi değer taşımasını beklemeyin .
Kitabın yazılma diliyle beraber kitabı ve jean christophe grange’ı meşhur eden diğer bir nokta mükemmel kurgu yapılması.Kitap ayrı iki kitap gibi başlıyor adeta , siz iki ayrı durumun nasıl kesişeğini merak ederken jean christophe grange mükemmel bir ustalıkla birleştiriyor bu iki ayrı durumu ve hikayeyi her an canlı tutuyor yeni yeni sorular çıkartıyor ortaya , siz bu soruları kendi kendinize sorarken kitabın sonuna nasıl geldiğinizi anlamıyorusunuz , kitabın bu sürükleyiciliğine kaptırıyorsunuz kendiniz.Kitabın uzun bir emek sonunda ortaya çıktığı belli , 2-3 tane kitaba kadar malzeme olacak olay örgüsü var kitapta yani jean christophe grange olay örgülerini tam yerli yerinde kullanarak okuyucu hiç sıkmıyor.
Tabi eklemek isterim ki polisiye,gerilim,macera türlerinde çok fazla kitap okuduğum için kitaptaki birçok noktayı önceden tahmin ettim ama bu kitaptan aldığım zevki hiç azaltmadı aksine mantıklı düşünme , tahmin üretme konusundaki yeteneklerime güvenimin artmasını sağladı.:)
Kızıl Nehirler çok iyi bir roman ama diğer taraftan benim gördüğüm bazı önemli eksikleri de yok değil.Kitapları eleştirirken içeriğini pek anlatmamaya çalışırım ki daha kitabı okumayan kişiler bu yazıları okuyunca kitaptan aldıkları zevk azalmasın.Ama yine içerikle bilgi vermeden şunu söyleyebilirim ki kitabın sonu vasatın bile altında , insan o noktaya kadar mükemmel kurguya sahip bir eser okuyor ama son noktada adeta saçmasapan bir sonla karşılaşıyor .
Kızıl Nehirler’in aynı adla çekilmiş bir filmi var, filmi daha izlemedim ama baştan söylemeliyim ki böyle bir kitabın filmi kolay kolay kitap kadar güzel olamaz çünkü kitapta çok fazla önemli ayrıntı var ve bu ayrıntıların hepsi bir filmde verilemeyecek kadar güç olduğundan filmini izlerken fazla beklenti içinde olmamak gerekir.Ama fırdat bulabilirsem filmni yakın zamanda izlemeyi düşünüyorum.
Kitapsız kalmayın , kendinizi o hazinelerden mahrum bırakmayın.

Google kelime anlamı olarak 1 ve onun ardından 100 sıfırın gelmesiyle oluşan (yani 10 üzeri 100) “googol” kelimesinin biraz değiştirilmesiyle olan sayıdır. Kelimenin anlamı altında pek büyük bir anlamlar yok ama bugün google kelimesi dünyanın en ünlü markası haline gelmiş durumda. Google , Larry Page ve Sergey Brin’in zamanında doktora teziyken onları şuanda dünyanın en zengin adamları haline getirmiş durumda.Dünyaca bilinen bir güvenirliği , bilinirliği var markanın.
Daha önce 
Gogol rus edebiyatının daha doğrusu dünya edebiyatının en usta yazarlarındandır. Puskin ve Gogol daha sonraki Dostoyevski , Turgenyev ve Tolstoy a yol göstermişlerdir. Gogol , dostoyevskinin en sevdiği yazar olarakta bilinir.