İstanbulda lale zamanı ve İnsan ruhuna yansımaları

İstanbul ahalisi bilir , nisan mayıs aylarında belediye parkları bahçeleri işin doğrusu heryeri o güzelim lalelerle donatır.
Kendisi gülistan olan İstanbul bir anda cennetteki lalezarlara döner , güzelliği insanın yüreğine akar oluk oluk.Yaradanın lalelere verdiği o güzellik o tonlar insanı kendinden geçirir.

Ama ne var ki asıl huzur asıl mutluluk özde olandır , lalelerin gözdeki aksi zahiridir ve insana lazım gerçek güzelliğin sadece bir yansımasıdır onlar.Şu gelip geçici yolda insanın ihtiyacı olan ışığın peşinde koşmak kolaydır ama o ışığı görmek zordur. O yüzden naçizane kendimden bahsederken siyahın içindeki ışığın peşinden koşan bir biçareyim diye bahsederim .

O biçarelik yine arttı bugünlerde.Yine sonu gelmez yalanların peşinde kendi nefsime kölelik halindeyim.
Laf uzar ama bir yerlere varmaz , bundan dolayı sözümü endülüslü büyük üstad İbn Arabi nin çok güzel bir lafıyla bitirmek istiyorum :

“Kainatta ne varsa hepsi vehim ve hayal, yani aynalara vuran akisler veyahud gölgeler.”