
Geçen sene tiyatroya sadece 2 sefer Lüküs Hayat oyununa gittim .O oyunların tadı damağımda kaldı ama hem tembellikten hemde yanıma gidicek kimseyi bulamamaktan tiyatroya gidemedim.Ve sonunda yine büyük ablamın ön ayak olmasıyla Kadıköy Haldun Taner sahnesinde İstanbul Efendisi adlı oyuna gittik ailecek.
Oyuna dair fikirlerimi söylemeden önce tiyatro salonuna dair birkaç şey söylemek istiyorum.Nedense Haldun Taner Tiyatrosunun sahnesi bana oldukça küçük geldi.Sahneye çok yakınsınız , bu bir yönden güzel ama oyun bir müzikal olunca ses bazı kısımlarda oldukça yüksek seviyeye ulaşınca rahatsız oluyorsunuz.Ama imkanlar dahilinde elindekinin en iyisini göstermeye çalışan şehir tiyatrolarına bağlı çalışanlara ve sanatçılara çok müteşekkirim.

Oyuna gelecek olursam oyun gayet güzel. Gerek oyuncuların yetenekleri gerekse eserin hiç düşmeyen temposuyla gayet güzel bir oyun.
Müzikal bi oyun olması ve müzikal kısmını sonuna kadar en güzel şekilde kullanması gözlerden kaçmıyor.Türk sanat müziğinden cümbüş,kanun,ney,def, klarnet ve özelliklede davulun yerli yerinde kullanılması çok güzel olmuş.O esntürmanlar sizi kendinizden geçiriyor diyebilirim.
Oyunun konusu biraz karışık ya da daha doğrusu kesin şeyler üzerinde durmuyor , zaten oyunun broşüründe iyisiyle kötüsüyle osmanlı yaşamından neşeli bir biçimde sunulan kesit diye bahsediyor.
Neşeli bir kesit olduğu gerçekten çok doğru.Oyuncular üzerine düşeni fazlasıyla yapıyor ve gülmekten yanaklarınız ağrıyor ![]()
Geçen sene 2 sefer gittiğim Lüküs Hayat ile kıyaslarsak lüküs hayat biraz daha politik göndermelerle insanları güldürürken İstanbul Efendisi çok güzel komik unsurlar ile seyirciyi güldürmeyi başarıyor.
Ama sadece güldürü değil oyun , hayat anlattığı için bol bol gülerken yeri geldiğinde hüzünleniyoruz.
Sonuç olarak son zamanlarda geçirdiğim en güzel 3 saatti oyundaki zaman.Kesinlikle gidilesi görülesi bir oyun.Bakalım dostlarımı arkadaşlarımı kandırıp gidelim hem onların da izlemiş olmasını sağlarım hem de kendim o güzelliği bir daha görmüş olurum.
Unutmadan bilmeyenler için not ; devlet tiyatrolarında ve şehir tiyatrolarında oyunlar bir sinema biletinin fiyatının yarısına , yani 5-8 lira arası .Kendinize bahane üretmeyin benim gibi , fırsat buldukça tiyatroya gidin.
Son sözü ATAMIZA bırakıyorum.
Tiyatro , bir milletin kültür seviyesinin aynasıdır.
Mustafa Kemal ATATÜRK

Oyuna gitmek isteyenler ve istemeyenler mutlaka kendini zorlayıp gitmelidirler, zira bu kadar enerjik temposu düşmeyen bir oyun lüküs hayat gibi klasik bir müzikalin yanında çok zekice kurgulanmış bir altyapıya sahip.
Oyun öncelikle Osmanlı döneminde çok dilli ve çok dinli bir toplumun Osmanlı içindeki eğitimsiz idareciler tarafından nasıl yönetildiğini, ayrıca Türklerin eski geleneklerinden yaşayan örneklerini (boyalı haşlanmış yumurta kırılması, cin ve büyücüler, dilek ağaçları, ebced hesapları vs.) ve bunların nasıl işe yaramaz boş şeyler olduğunu hicvetmiş. Lakin bunları yaparken mükemmel bir tempoda fevkalade oyunculuk başarısı ile ayrıca oyun bir müzikal olmamasına rağmen müzikal bir oyunla yarışırcasına müzikleri ve dansları ile 10 numara sahnelenmiştir.
Ben oyunu bu zamana kadar 3 defa seyrettim ve hepsinde ağzımız kulaklarımızda izledik. Biz seyrederken yorulduk, oyuncuklar yorulmadı.
Her oyuncu birden fazla rolde oynadı.
Şu an aklıma geldikçe bile ayakta alkışlamak istiyorum.
Bir küçük not da Atatürkten sonra tiyatro falan kalmadı demek lazım. Çünkü dikkat edin devlet tiyatrolarında ve şehir tiyatrolarında oynan oyunlar ya yabancı yazarların oyunları veya feraizcizade Mehmet Şakir efendi gibi 1800 lerin yazarlarına ait eserlerle dolu. Yeni yazarlardan eser yok gibi bir şey.