
Geçenlerde okuldan çıkıp eve gelicekken yolda işporta tezgahında gördüm kitabı , daha önce ismini duymuştum ama almak nasip olmamıştı .Kitabı görünce insanın ilk dikkat ettiği etkilendiği şey Atamızın bu kıtabın türkçe çevirilip askeri okullarda okutulmasını emretmesi oldu .
Kitabı almamın başlıca sebebi Atamızın bu teşviğiydi , kitabı alıp okumaya başlayınca insan daha önce bu satırları bu yazıları Atamızın okuduğunu düşününce daha bi heyecanlarak daha bir şevklenerek kitabi okuyor.
![]()
Kitabın yazarı Rus bir papaz olan Grigoriy Petrov . Petrov kazan gibi kaynayan Lenin rusyasında halkı daha ileri götürmek , ülkeyi geliştirmek ve insanlara daha iyi ve akılcı bir Allah inancını yerleştirmek için elinden geleni yapıyor ; vaazlar veriyor , gazetelere yazılar yazıyor ve birçok çaba. Ama bu çabaları yüzünden hem kiliseyle hemde devlet yönetimiyle arası bozulduğu için bu çabaralarına yugoslavya ve bulgarıstanda devam ediyor .
Petrov un bu mücadelesinde insanları buna inanadırmak için kullandığı birinci ve en büyük araç ismi Bataklıklar ülkesi ( Suomi ) olan Finlandiyanın küllerinden nasıl doğduğu . Kitapta Finlandiyanın sahip olduğu kötü iklim ve çevre şartlarına rağmen nasıl kalkındığını , nasıl eğitim hamlesinin çok güzel yapıldığını , insanlara yurtaş bilincinin nasıl yerleştirildiği ve insanlara nasıl inancın yerleştirildiğini ayrıntılı bir şekilde anlatmış.
Kitabın çevrildiği üçüncü dilin Türkçe olmasıda tesadüf değil aslında , Finlandıyanın nasıl özgürleştiği nasıl daha ileri bir seviyeye geldiği Türkiye Cumhuriyetinin varolmasıyla aynı dönemlere ve yakın senaryolara denk geliyor.
Kitabın en önemli konularından birisi eğitim, halkın aydınlanması için aydınların çok çalışması gerektiğinden , hayatın her alanındaki kişilerin çok okuması gerektiğinden bahsediyor. Bizdeki aydınların okuması gerekli bence bu kitabı çünkü kitapta eski köhne Finlandıydakı aydınların hepsi bizim şimdiki aydınlarla aynı. Hepsi halka yüksekten bakan , cebini doldurma telaşında , yalılarından yazlıklarından çıkmadan halk hakkında hüküm ve halkın ezilmişliğini hep halka bağlayan aydınlar. Petrov un görüşüne göre halk cahilse ve geri kalmışsa asıl suçlular aydınlardır , çünkü sahip oldukları bilgi birikimini halkla paylaşmamışlar ve hep kibirle yaşamışlardır aynı şimdi bizde olduğu gibi. Atatürk ün kurduğu Cumhuriyet çağdaşlık ve eğitim anlamında ne kadar ileri gittiyse son zamanlarda o denli geriye gidiyor.
Kitapta bence en önemli konu inanç ve Tanrı kavramları . Bir milletin gelişmesi ve dünyaya daha düzgün fikirlerle bakabilmesi için inancı sağlam olmadılır fikrini kanıtlıyor Finlandiya . Atatürk ün okutulmasını emrettiği kitabın içinde bu konu üzerinde çok durulması ve öneminin hayati olmasından bahsedilmesi bazı gözü görmeyenlerin bazı kendini bilmezlerin Atatürk ün Cumhuriyetine nasıl bakmaları gerektiğine dair çok güzel fikirler verıyor insana. Atayı daha iyi anlıyor insan , onun ne fikirlerle bu Cumhuriyeti kurduğunu onun hangı fıkırlere destek olduğunu anlıyor.
Sonuç olarak Beyaz Zambaklar Ülkesinde , her T.C. vatandaşının okuması ve okutturması gereken bir kitaptır , bu ülkeyi anlamak ve bu ülkeyi daha ileriye götürmek isteyenlerin başucu kitaplarından biri olmadılır Atatürkü ve Cumhuriyeti daha iyi anlamak için.
bu kitabı bende okudum. köle bir ülkenin nasıl kurtARILACAGINI KÜLLERİNDEN YENİDEN DOGUŞUNU ANLATIYOR. bu kitap sadece askeri okullarda degil tüm okullarda defalarca okutulmalıdır.